EN ÇOK DA SENİ SEVMİŞTİM

 

 

En çok da seni sevmiştim

Bazen ellerini , bazen sesini

Sevmiştim işte

Haykıran onca çiçeğe rağmen

Sevmek vazgeçiştir dediler :

İnanmadım !

Unut sevme dediler

Yapamadım !

Sensiz senli günleri yaşamak ,

Kimi zaman aşkı anlatmak kadar zor ,

kimi zaman ise gülerken ağlamak kadar kolaydı

Anlayamadığın her şey uzaklaştırdı seni benden

Anlamıştın oysa !

Biliyordum.

Arda kalan her şey toplanmadan dağıldı

Yaşayan her ses anlatamadan yok oldu

Öylesine çaresiz ki bedenim ,

Ruhum can çekişiyor duygularımla ,

Her dokunduğum nota farklı ses veriyor dışarıya

Anlamsızlığın kitabı sayfa sayfa oluyor beynimde

Okuyasım gelmiyor ,

Geceleri okuyorum ,

sonra …

Sonra uyuyamıyorum işte

Nefeslerimi sayıyor , parmaklarımla uğraşıyorum

Gerçeklerden kurulmuş onca hayale koşuyorum her saat

Bazen saymayı unutuyorum bazen ise okumayı

Bir , iki , üç dörde gelemeden sıkılıyorum

Bugün yokluğunun kaçıncı günü ,

Sayamadım kusura bakma sıkılıyorum işte

Bazen de yanlış saymaktan korkuyorum ,

Okumak ,Ali’yi , Ayşe’yi  okumak değil

Ben beynimde yazdığım her sayfayı okuyorum

Zamana bakmadan ağlamadan

Gülerek okuyorum

Buram buram mutluluk kokuyor her sayfam

Hayallere dalıp gülüyorum ,

Sebep ne sen nede sensizlik.

Hissediyorum, tam bu gece hissediyorum

Saat 00:00

Kayda geçmesini istediğim ve hissetiğim tek gece

Seviyorsun beni ,son kez söylüyorum

Çünkü , artık söylemeyeceğim

Sessiz bir saat gibi çalmayı bekleyeceğim

Yanlış zamanda  çalmamak  dileğiyle

Hoşçakal  yanlış zaman …

 

ESMA KÖY

 

dokuna bilir misin sevmeden beni ?

Dokuna bilir misin sevmeden beni

Yada koklaya bilir misin yağmur kokan ellerimi

Yıldızlar parlarken karanlıkta,

Gözlerinde parlar her yalnızlıkta

Perdenin arkasında kalmış gözlerin

Güneşe mahkum şimdi ,

Kapatamadığın o perden gerçeklerin şahlanışı

Açamadığın o gözlerin yokluğunun habercisi

Ellerin gözlerin kadar çizgili mi ki

Nereden bileceksin sen beni

Benim her çizgim yarım kalan duygularımı tamamladı

Ve benim her anım aslında bitti …

Belki sonsuzluğa belki de

Orası , orasını bende bilmiyorum

Bugün bu kadar yazmak geldi içimden

Duygularım öylesine dolu ki ,

Kağıtlar bitmesin ormanlar yanmasın

diye kendimi kandırıyorum işte

bende kaçıyorum hem de öylesine hızlı ki

yalanlar atacak ve o yalanlara inanacak kadar

söylediğim her söz belki bazılarınıza ayna

bazılarınıza ise tesbih olacak

yalnızlık çaldıysa kapıyı açmayın kapatın vurur vurur

inatçı değilse gider …

Esma KÖY

öylesine…

Ansızın yaklaş nefesime , ansızın özle beni

Yalnızlık sarmışken bedenini kurtul

Öylesine bir gecede , bazen de öylesine bir sokakta kurtul !

Bagımsızlığını ilan et bütün aynalara,

Her baktığın ayna seni değil yaşadığın günleri hatırlatsın sana ,

Kimi zamanda acıların ıslatsın gözlerini,

Çağın insanı olmaktan çıktın artık

Yalnızlık alnının yazısı kalbinin alışkanlığı oldu …

Ferahlamış benzin ağlıyor şimdi

Yok olan her kemiğin erimiş duygularının eseridir .

En anlamlı eser , gün gelir bazen seni bazen de kimliğini yok eder

Ayakta durmuşken her zerren ,

Gıdım gıdım iç

 

 

DİLEK TUT BU GECE

Kayan yıldızlar , tutulması gereken dilekler
heyecan vermiyor artık …
Zorluklar anneliğin ağır yükü .

Darmadağın gözyaşı ,
uçsuz bucaksız hayaller.
Dilekler tutuyorum  serin gecelerde
Üşüyorlar dileklerim .
Kimi rüzgarı takip ediyor uçuyor,
kimi ise karanlığımı görüp kaçıyor .
yeşillikler , mavilikler huzursuzluk veriyor
ve bağırıyor kelimelerim .
teker teker savaşıyorum harflerle
uçan bir kuşun kanadına takılıyor tokatlarım
tekrar bana geliyor vurduğum her darbe .
ayak kemiklerim : “KOŞ ” diyor.
sonsuzluğa değil aşka koş diyor .

Nisan güneşi ise tenimi karartıyor
karanlık güneşim , aydınlık gecem olmuş
haberim yok !
seninde haberin yok koca adam .
tekrar sana yazıyorum ..
Ne bundan , ne de özlemim den haberin yok
iki bilet aldım kalbime  .
Yolculuk sırası sende !
kalbimde başlayan bu yol dudaklarımda bitiyor .
nefesin kesilip ölme diye .
çünkü ; dudaklarım nefesini kesecek kadar dolu ,
ağlatacak kadar üzgün
bence artık gitmelisin kalp yolcusu ,
süren doldu .
Yırtıp atacağın o bilet ,
unuttuğum şarkının son dizesiydi .
Beste ben yönetmen sen
beste yoksa yönetmenin de bir anlamı yok
Yönetmenim (!)
beste yok artık .
Mahkum var …
Yazılan her besteye mahkum

ESMA KÖY

 

 

 

 

 

SQL ‘DE GROUP BY VE HAVİNG

GROUP BY HAVİNG BY
İLK OLARAK BU FONKSİYONLARDA KULLANICAGIMIZ BAZI TERİMLERİN ANLAMINI VERMEK İSTİYORUM :
SUM : istediğimiz bölgenin toplamını alır
AVG: istediğimiz bölgenin ortalamasını alır
COUNT: istediğimiz bölgeyi sayar.
Not: bunları bilmek group BY ‘ı kullanırken çok yardımcı olacak 🙂
GROUP BY :
bazı fonksiyonlarda group by ile gruplaam gereği duyulur ve bu yüzden bu makalemde sizlere group by ve yanında having byı anlatıcam group by kullanıcağımız durumlar şunlardır ;
-örneğin ürünler tablomuz olsun içinde ürün adı ve fiyatı olsun eğer ürünler tablomuzdaki fiyatların TOPLAMINI almak istiyorsak şöyle yapabiliriz ;

id Urun_adi Fiyat
1 Buzdolabı 1500
2 LCD TV 1850
3 Çamaşır Makinesi 950
4 Çamaşır Makinesi 850
++ yukarıdakı tabloda gordugumuz gıbı bır tablomuz vardır ve bu tablonun fıyat TOPLAMINI adına göre yapıcaz.
–SELECT urunad avg (fiyat) FROM urunler group by urunad
Urun_adi
Expr 1000
Buzdola 1500
LCD TV 1850
Çamaşır Makines 1800
–ürünlerin adına göre ortalamalarını  alır ve aynı adda olanların ortamalarını tek bir grup ıcınde yazar kısacası kendi içinde ayrılmış kümeler olusturur.
yani görüntü yukarıdaki gibi olur …
–örneğin ürün adına göre kaçar tane oldugunu sayınız ?
–SELECT URUNAD count (urun_adi) from urunler group by urunad
++ bu ise urun adına gore kac tane buzdolabı kac tane camasır makınesı kaç tane lcd tv oldugunu sayar …
— fiyatını 1500 altında olan urunlerı sıralayınız ?
— SELECT urun_adi count(fiyat) from urunler WHERE fiyat 30
–Şimdi de çalışan sayısı 1’den fazla olan şehirleri ve çalışan sayılarını getiren sorguyu yazalım.

SELECT şehir, COUNT(*) FROM `kisiler` GROUP BY şehir HAVING COUNT(*) > 1

GÜNLERİN ESİRİ OLMUŞTUM

Aşk suları beynimde kan,
kalbimde nefes oldu
günler beni saatler seni kovaladı .
Oysa ben günlerin esiri olmuştum.
Sesler duyardım günlerce,
günümü gün ederdim
gene vazgeçemezdim bu mahkumluktan,
şayet o gün gelene kadar :
Saniyelerin bile geçmesini istemiyorum artık
senin olamayacağın duygusu,
veya olamayacağın ihtimali
beynimi uğraştırır durur
aklıma geldikçe.
Gözyaşlarım mutsuzca akar,
gözyaşlarımı üzme , çünkü;
onlarda , onlarda
benim kadar seviyor seni …
Yaşayacaksın  benimle ve çocuklarımızla yaşayacaksın beni …

ESMA KÖY

Rüzgarlı Bir Gece

rüzgarlı bir geceden sesleniyorum …
Eylül akşamı bugün , ayrıldığımız o akşam
hatırlar mısın bilmem ama ben yaşıyorum  .
Anıları , acıları , özlemi ve seni
uzaktan dokunuyorum hayale ,
yakından görüyorum artık her şeyi
saydamlaşıyor duygularım
ve kelimelerim
ağzımdan çıkan harfler sürekli gerçekliği yansıtıyor ,
hayallerin kadını ben  , artık gerçekleri yaşıyorum  tek tek
vizyona girmemiş film kadar heyecanlıyım .
vizyonumdaydın hep ,  peki ya şimdi
oynandı ve bitti mi dersin ?
oynanan ey film bitmek senin neyine
izlenmiyor eskisi gibi ,  konuşulmuyorda ağızlarda
üzülüyorum çok üzülüyorum .eylul
Aylar yıllar ve günleri sayar oldum
yetişemiyorum  artık , ben mi yavaşım onlar mı hızlı
bilmiyorum !

ağırlık sarhoşluk yarattı bünyemde
durduğum yerde bayılıyor ,
durduk yere ağlıyorum
gözyaşlarım yerlerini şaşırmış ,
düştükleri gibi yok oluyorlar …
Ağla  gözüm ağla ki
duyguların damlalar içinde akıtsın gerçekliği .
ağla ,  bir daha ki sefere susarsın
yada susma ! Susmak gitmektir şehirden  ,
susan bir ağız giden bir şehir  yolcusudur .
şehir sana muhtaç , gözyaşı gözlerine
sona ermeden bu gece
üzülmeden bu çehre
son kez ağzımdan duyacağın  kelime
“seni seviyorum işte …”